Problem
Kanat restoranı iletişimi büyük ölçüde iştah açıcı yemek fotoğrafına dayanıyor; bu da her markayı birbirine benzetiyor. Kanatçı Paşa’nın elinde ise fotoğraftan daha güçlü bir şey vardı: adın kendisi. Mesele, bu ismi bir espriden çıkarıp markanın tüm temas noktalarını taşıyabilecek bir sisteme çevirmekti.
Yaklaşım
İsimdeki paşa fikrini gerçek bir karaktere dönüştürdük: fesli, bıyıklı, işlemeli kaftanıyla bir Osmanlı paşası — ama horoz. Karakteri tek bir çizimle bırakmadık; önden, arkadan ve iki yandan görünümüyle tam bir turnaround sayfası hazırladık, böylece ambalajdan mağaza cephesine kadar her yerde aynı karakter kullanılabiliyor. Renk sistemini bordo, altın ve krem üzerine kurduk; başlıklarda Osmanlı esintili bir serif, gövde metninde okunaklı bir grotesk kullanarak geleneksel duruşu okunabilirlikle dengeledik. Marka değerlerini üç kelimede topladık: cesur, geleneksel, lezzetli.
Çözüm
Kimlik yalnızca logo ve renkle sınırlı kalmadı; kanat kutusundan sos kabına, menüden personel önlüğüne, mağaza cephesinden paket servis çantasına kadar tüm uygulamalar tasarlandı. Dijital taraf için ayrı bir tasarım sistemi kurduk: sipariş butonları ve durumları, kategori sekmeleri, ürün kartları, “en çok satan” ve “acılı” rozetleri, ikon seti ve desen sistemi. Sadakat kartı da bu sistemin parçası. Sosyal medya yönetimi bu çerçeve üzerinden sürüyor; her paylaşım aynı karakteri ve aynı söz dizisini taşıyor.